Anı(hatıra) Nedir ? Tarihsel Gelişimi? Temsilcileri ve Anı Örneği?

ANI (HATIRA) NEDİR ? TARİHSEL GELİŞİMİ ? TEMSİLCİLERİ VE ANI ÖRNEĞİ?

 

Bir kimsenin, özellikle tanınmış kişilerin yaşadıkları dönemde gördükleri ya da yaşadıkları ilginç olayları gözlemlerine ve bilgilerine dayanarak anlattıkları yazı türüdür. Tanınmış sanatçı, siyasetçi, ve bilim adamlarının yazdığı anılar onların yaşayışlarını, yaşadıkları dönemdeki önemli olayları anlatması bakımından önemlidir.

 

Özellikleri :

 

Yaşanmakta olanı değil, yaşanmış bir konuyu anlatır.2 – İnsan belleğinde iz bırakan olay ve olguları anlatır

3 – Tarihsel gerçeklerin öğrenilmesine katkı yaptığı için tarihçilere ışık tutar.

 

4 – Tanınmış, bilim, sanat ve politika adamlarının yaşamlarını çalışma ve araştırmalarını anlatır.

 

5 – Yazarın unutulmasını istemediği gerçekleri kalıcı kılar.

 

Anıları iki başlık halinde inceleyebiliriz:

  1. A) Olay merkezli anılar: Bu tür metinlerde yazar yaşadığı ya da tanık olduğu olayları anlatır.

 

  1. B) Kişi merkezli anılar: Bazı kişilerin yazar üzerinde bıraktığı izlenimlerin ya da onlarla yaşanan bazı olayların anlatımı üzerinde kurulmuş kişilerin türlü özellikleri üzerinde yoğunlaşmış metinlerdir.

 

Tarihsel Gelişimi

 

Batıda çok yaygın bir tür olup ilk örneğini eski Yunan sanatçısı Ksenophon’un “Anabasis” adlı eseriyle vermiştir. Yunan filozofuEflatun’un birçok eseri bu türdendir.

 

yüzyılda J. J. Rousseau’nun “ İtiraflar”, Goldoni’nin “İyilik Sever Somurtkan”, Goethe’nin “Şiir ve Gerçek”, Andre Gide’nin “Jurnaller” adlı eseri bu alanda önemli eserlerdir.

TEMSİLCİLERİ

 

Akif Paşa’nın Tabsıra

 

Namık Kemal’in Magosa Mektupları

 

Ziya Paşa’nın Defter-i Amel

 

Ahmet Mithat Efendi’nin Menfa

 

Muallim Naci’nin Ömer’in Çocukluğu

 

Servet-i Fünun Döneminde;

 

Ahmet Rasim’in Eşkal-i Zaman, Falaka, Maharir , Şair

 

Halit Ziya’nın Kırk Yıl, Saray ve Ötesi

 

Hüseyin Cahit Yalçın’ın : Edebi Hatıralar.

 

Son Dönem Edebiyatında

 

Yakup Kadri: Zoraki Diplomat, Vatan Yolunda, Gençlik ve Edebiyat Hatıralarım

 

Ruşen Eşref Ünaydın : Atatürk’ü Özleyiş

 

Falih Rıfkı Atay : Çankaya, Zeytindağı

 

Halide Edip : Türk’ün Ateşle İmtihanı

 

Yahya Kemal: Çocukluğum, Gençliğim, Siyasi ve Edebi Hatıralarım

 

Yusuf Ziya Ortaç : Porteler, Bizim Yokuş

 

Ahmet Hamdi Tanpınar : Kerkük Anıları

 

Samet Ağaoğlu: Babamın Arkadaşları

 

Salah Birsel : Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu

 

Halikarnas Balıkçısı : Mavi Sürgün

 

Oktay Rıfat : Şair Dostlarım

 

Özkan Çam : Zemheri

 

Adem Serin : Birgün Elbet

 

Baran Sabri Sapancılar : anılardan seçmemeler

 

 Anı örneği

 

YENİLSEYDİK SORUMLU BEN OLACAKTIM

 Bir aralık konu İstiklâl Savaşı’na geldi. Dikkat ettim, Binbaşılar dâhil her komutanın hangi birliğe komuta ettiğini, nerede bulunduğunu, -bir gün önce olmuş gibi- hatırlıyordu. O savaş ki araç, gereç, personel kıtlığı bugün güç tasavvur edilirdi. Tümenlere binbaşılar, Kolordulara yarbaylar komuta ediyordu! Fakat, bu kadro canını dişine takmış bir ekipti. Var olmak ya da olmamak bu savaşın sonucuna bağlıydı. 30 Ağustos bu ruh haletinin eseriydi. Böyle bir dramı, hem yazarı, hem baş aktörünün ağzından dinlemek müstesna bir mutluluktu. O anılar Ata’yı coşturdukça coşturuyordu. Anlatmalarında abartma yoktu. Ama bu anlatış öylesine canlı, öylesine plastikti ki, hepimiz heyecandan heyecana sürükleniyorduk. Anlatışlarını şöyle bağladı: – İşte büyük zafer böyle ortak bir eserdir. Şerefler de ortaktır. Bu alçakgönüllülük şaheseriyle konunun kapanacağını tahmin ediyorduk. Bu arada Atatürk bir duraklama yaptı. Sonra içine dönük, adeta kendisiyle konuşur gibi ilave etti: – Ama yenilseydik sorumluluk ortak olmayacak yalnız bana ait olacaktı. Bu belagat karşısında gözyaşımı tutamadım. Tarihin, zaferleri kendine mal eden, yenilgileri ise maliyetine yükleyen sahte kahramanlarını hatırladım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Call Now Button

Pin It on Pinterest

× Whatsapptan Bize Ulaşın